Göz kapaklarının yüzün ifadesini büyük ölçüde etkileyen ve zamanla yaşlanmanın en belirgin izlerini taşıyan bölgelerden biri olduğunu belirten Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Melih Arif Közen, “Yaşlanma, genetik faktörler ve çevresel etkenler nedeniyle üst göz kapaklarında deri fazlalığı, alt göz kapaklarında ise torbalanmalar meydana gelebilir. Bu durum, kişiye yorgun, üzgün veya olduğundan daha yaşlı bir ifade verebilir. Göz kapağı estetiği, bu problemlere çözüm sunarak daha genç, dinamik ve taze bir bakış elde etmeyi sağlar” diyerek göz kapağı estetiği hakkında bilgiler verdi.
Göz kapağı estetiğinin hem üst hem de alt göz kapaklarına uygulanabilen cerrahi bir işlem olduğunu dile getiren Dr. Közen, “ Üst göz kapağında sarkma ve deri fazlalığı olan hastalarda, fazla deri ve yağ dokusu alınarak göz çevresi daha açık ve canlı bir hale getirilir. Alt göz kapağı estetiğinde ise torbalanmalara neden olan yağ birikimleri yeniden şekillendirilir veya fazla doku çıkarılarak daha pürüzsüz bir görünüm sağlanır” şeklinde konuştu.
Hem Estetik Hem de Fonksiyonel
Göz kapağı estetiğinin yalnızca fiziksel bir değişiklik sunmadığını aynı zamanda görüş alanını daraltan aşırı deri fazlalığını da ortadan kaldırarak fonksiyonel faydalar da sağladığını ifade eden Dr. Közen, “Lokal anestezi altında gerçekleştirilen bu işlem, genellikle kısa sürede tamamlanır ve iyileşme süreci hastalar için oldukça konforludur” dedi.
Göz kapağı estetiğinin yüzün doğal ifadesini koruyarak, kişinin daha sağlıklı ve dinç görünmesini sağladığının bir kez daha altını çizen Op. Dr. Melih Arif Közen, “Gözlerinizin yorgun bakışlardan arınarak daha canlı ve enerjik görünmesini istiyorsanız, göz kapağı estetiği sizin için ideal bir seçenek olabilir” diye ekledi.