Erken tanı ve tedavinin hastalıkların kontrol altına alınmasında hayati bir öneme sahip olduğunu dile getiren Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Arslan, üroloji alanında sık kullanılan tanı yöntemlerinden biri olan sistoskopinin mesane ve idrar yolunun detaylı bir şekilde görüntülenmesini sağlayarak birçok hastalığın erken teşhisinde kritik bir rol oynadığını söyledi.
Sistoskopi, idrar yolunun (üretra) ve mesanenin iç yüzeyinin özel bir cihaz olan sistoskop ile incelenmesini sağlayan bir tıbbi görüntüleme yöntemidir” diyen Dr. Arslan sistoskopi işleminin hangi durumlarda yapıldığı hakkında ise şu bilgileri verdi: “İdrarda kan görülmesi, mesane kanseri ve taş gibi ciddi hastalıkların belirtisi olabilir. Sistoskopi, kanamanın kaynağını belirlemek için önemli bir tanı aracıdır. Tekrarlayan veya kronik idrar yolu enfeksiyonları olan hastalarda, altta yatan bir neden olup olmadığını tespit etmek için yapılabilir. İdrar yapmada zorluk, sık idrara çıkma veya idrar yaparken yanma gibi belirtiler sistoskopi ile değerlendirilir. Sistoskopi sırasında, mesanede taş olup olmadığı belirlenebilir ve bazı durumlarda taşlar doğrudan çıkarılabilir. Mesane tümörlerinin erken teşhisinde ve kanser tedavisi sonrası düzenli kontrollerde de sistoskopi kullanılır. İdrar yolundaki daralmalar, uygulanacak prostat cerrahisi seçimi (rezum, holep) için planlama nedenli yapılır veya yapısal anormallikler de sistoskopi ile teşhis edilebilir.”
Sistoskopi Nasıl Uygulanır?
Sistoskopi işleminin steril şekilde klinik ve hastane koşullarında gerçekleştirilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Arslan, “ İşlem süresi yaklaşık 5-15 dakika sürer. Sistoskopi, kullanılan cihazın türüne göre fleksible (esnek) sistoskopi ve rijit (sert) sistoskopi olmak üzere ikiye ayrılır: Fleksible Sistoskopi, çok daha konforlu bir işlemdir ve klinik şartlarında lokal anestezi ile yapılır. İnce ve esnek bir tüp kullanıldığı için hastalar daha az rahatsızlık hisseder. İşlem sonrası hasta günlük hayatına kaldığı yerden devam eder. Rijit (Sert) Sistoskopi ise daha detaylı inceleme veya biyopsi almak gerektiğinde kullanılır. Bu işlem genellikle spinal (belden aşağı uyuşturma) veya genel anestezi altında yapılır. Hızlı ve etkili tanı koymaya yardımcı olur. Özellikle mesane kanseri gibi ciddi hastalıkların erken teşhisinde kritik bir rol oynar. Tedaviye yön verir ve böylece tespit edilen duruma bağlı olarak biyopsi alınabilir veya bazı küçük müdahaleler aynı seansta yapılabilir” dedi.
Sistoskopi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Sistoskopi sonrasında hastaların dikkat etmesi gereken noktalar hakkında bilgi veren Dr. Arslan, “Bol su tüketilmesi, idrar yollarının temizlenmesine yardımcı olur ve yanma hissini azaltır. İlk birkaç saat idrar yaparken yanma ve hafif kanama olabilir. Bu geçici bir durumdur, ancak uzun sürerse doktora danışılmalıdır. Ateş, şiddetli ağrı veya kötü kokulu idrar, enfeksiyon belirtisi olabilir. Bu durumda da doktora danışılmalıdır” şeklinde konuştu.
Sistoskopinin mesane sağlığı için büyük önem taşıyan altın standart tanı yöntemi olduğunun bir kez daha altını çizen Dr. Arslan, görüntüleme yöntemlerinin idrar yollarındaki problemleri gösterme konusunda yetersiz kalabildiğini “Özellikle idrar yolu şikayetleri yaşayan, idrarda kan gören veya tekrarlayan enfeksiyonları olan kişilerin bir üroloji uzmanına danışarak sistoskopi hakkında bilgi alması büyük önem taşır. Unutulmamalıdır ki erken tanı hayat kurtarır” dedi.