Obezitenin basit bir ilaç tedavisiyle tamamen önlenebilecek bir hastalık olmadığını dile getiren Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Türker Karabuğa, son yıllarda popüler hale gelen kilo verme ilaçları konusunda önemli uyarılarda bulundu. Dr. Karabuğa, “Başlangıçta diyabet tedavisi için geliştirilen bu ilaçlar, şimdi moda bir kilo verme yöntemi haline geldi. Ancak obezite, antibiyotik kullanıp geçen bir enfeksiyon gibi düşünülemez” dedi.
GLP-1 İlaçları ve Etkileri
GLP-1 hormonunu taklit eden yeni nesil ilaçların kilo verme konusunda etkili olsa da uzun vadede sıkıntılara yol açabileceğinin altını çizen Dr. Karabuğa, “2021 yılında yayınlanan bir çalışmada, 68 hafta boyunca bu ilacı kullanan hastaların ortalama yüzde 15 kilo, plasebo grubundaki hastaların ise yalnızca yüzde 2 kilo kaybettiğini gösterdi. Ancak bu ilaçların yüksek maliyetli olmasının yanı sıra mide bulantısı, mide ağrısı, yanma gibi yan etkileri de bulunuyor. Daha da önemlisi, ilacın kesilmesiyle kaybedilen kilolar hızla geri alınabiliyor. Bu kilo dalgalanması kas kaybına neden olurken, geri alınan kilolar genellikle yağ kütlesini artırıp kronik hastalık riskini de yükseltebiliyor” şeklinde konuştu.
Metabolik ve Bariatrik Cerrahi
2020-2024 yılları arasında yapılan çalışmalar, kilo kaybı için farklı yöntemlerin etkinliğini karşılaştırdı. Diyet, egzersiz ve ilaç tedavilerinin ortalama yüzde 7,4'lük bir kilo kaybı sağladığı ancak bu kilonun genellikle 4 yıl içinde geri alındığı görüldü” diyen Dr. Karabuğa sözlerine şu şekilde devam etti: “Bariatrik cerrahinin ise daha kalıcı sonuçlar sunduğu ortaya konuldu. Gastrik bypass ve sleeve gastrektomi ameliyatları sonrasında, hastalar ameliyatı takiben bir yıl içinde sırasıyla yüzde 31,9 ve yüzde 29,5 kilo kaybı yaşarken, bu kaybın yaklaşık yüzde 25’i ameliyat sonrasında 10 yıl boyunca korundu. Tüm bu verilere dayanarak şiddetli obezite ile mücadelede etkili ve kalıcı yöntem metabolik ve bariatrik cerrahidir” dedi.