Sarı nokta hastalığı, gözün retina tabakasında bulunan ve net görmeyi sağlayan makula adlı bölgenin zamanla hasar görmesiyle oluşan bir hastalıktır. Genellikle ileri yaşla ilişkilidir ve görme merkezini etkileyerek detaylı görmeyi zorlaştırır. Hastalar, özellikle okumakta, yüzleri tanımakta ve ince işleri yapmakta zorlanabilirler. Günümüzde sarı nokta hastalığı, tıbbi adıyla yaşa bağlı makula dejenerasyonunun (YBMD), özellikle 50 yaş üstü bireylerde görülen ve merkezi görmeyi etkileyen bir göz hastalığı olduğunu belirten Özel Ata Sağlık Hastanesi Kurucu Ortaklarından Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Safiye Yılmaz, “Makula, yani “sarı nokta”, gözün net görmeden sorumlu bölgesidir. Bu bölgedeki hücrelerin zamanla hasar görmesi veya işlevini yitirmesi, görme kaybına yol açabilir” diyerek sarı nokta hastalığı hakkında bilgi verdi.
Belirtileri Nelerdir?
Sarı nokta hastalığının belirtilerinin neler olduğundan bahseden Prof. Dr. Safiye Yılmaz, “Sarı nokta hastalığının yaygın belirtileri arasında görüntülerin bulanık ve dalgalı görülmesi, okuma veya yüzleri tanımada zorluk, merkezde gri veya karanlık bir nokta oluşması, renkleri soluk ve farklı görme yer almaktadır” dedi.
Sarı Nokta Hastalığının Türleri
Sarı nokta hastalığının iki temel tipe ayrıldığını söyleyen Prof. Dr. Yılmaz konu hakkında şu bilgileri verdi:
1.Kuru Tip: Hastaların yaklaşık yüzde 80-90’ında görülür. Makulada yavaş yavaş hücre kaybı yaşanır ve zamanla merkezi görme bozulur. Kesin bir tedavisi olmamakla birlikte, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için vitamin ve mineral destekleri önerilebilir. Ayrıca valeda fotobiyomodülasyon 3 ayrı dalga boyundaki ışık tedavisi ile görme hücrelerinin beslenmesi artırılır böylece hasarlı hücrelerin onarımı sağlanır.
2.Yaş Tip: Daha nadir görülmesine rağmen kuru tipe göre daha hızlı ilerler ve ciddi görme kaybına neden olabilir. Retinada anormal damar oluşumlarıyla karakterizedir.
Sarı Nokta Hastalığı Testleri
Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Safiye Yılmaz, sarı nokta hastalığının teşhisinde kullanılan testler hakkında şu bilgileri verdi:
Görme Keskinliğinin Ölçümü: Hastanın gözleri tek tek kapatılarak, uzaktaki ve yakındaki hedefleri ne kadar net gördüğü değerlendirilir ve sonuçlar kaydedilir.
Göz Muayenesi: Göz bebeği büyütülerek yapılan bu muayene sırasında, retina dokusundaki hasar detaylı bir şekilde incelenir.
Amsler Grid Testi: Yatay ve dikey çizgilerden oluşan özel bir tabloya bakılır. Sarı nokta hastalığı olan kişiler bu çizgilerde boşluklar, eğilmeler, bükülmeler veya merkezde siyah bir nokta görebilir.
Optik Koherens Tomografi (OCT): Girişimsel olmayan bu yöntem, düşük yoğunluklu ışık kullanarak göz arkasındaki görme tabakasının kesitlerini alır ve üç boyutlu görüntüler oluşturur. Doktor, bu görüntüleri değerlendirerek hastalığın ilerleyişi hakkında bilgi sahibi olur ve tedaviye ihtiyaç olup olmadığına karar verir.
Floresein Anjiyografi (FA): Bu test, retina kan damarlarındaki yapısal ve işlevsel değişiklikleri incelemek için kullanılır. Dirseğin ön kısmındaki toplardamardan opak bir madde enjekte edilir ve madde retina damarlarına ulaştığında fotoğraflar çekilerek değerlendirme yapılır.
Tedavi Yöntemleri
Sarı nokta hastalığının kuru tipinde kesin bir tedavi yönteminin bulunmadığını ancak hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için bazı besin takviyelerinin önerildiği, ayrıca orada bozulan kan akımı ve onarım mekanizmalarını düzenlemek için valeda ışık tedavisi kullanıldığını ve bu tedavi ile görmede artışlar saptandığını ancak yaş tipte ise çeşitli tedavi yöntemlerinin uygulandığından bahseden Prof. Dr. Safiye Yılmaz tedavi yöntemleri hakkında şu bilgileri verdi:
Anti-VEGF İğneleri: Göz içine enjeksiyon yoluyla uygulanan bu ilaçlar, anormal damar oluşumlarını ve sıvı sızıntısını azaltarak görme kaybını yavaşlatabilir.
Lazer Tedavisi: Belirli vakalarda, anormal damarları yok etmek için lazer kullanılır.
Fotodinamik Terapi: Özel bir ilaç ve ışık kaynağı ile anormal damarların küçültülmesi sağlanır.
Ameliyat ve Sonrası Süreç
İleri vakalarda cerrahinin bir seçenek olduğunu dile getiren Prof. Dr. Safiye Yılmaz, “Uygulanan yöntemlerden biri, retinayı yeniden şekillendirmek için yapılan "Makula Translokasyonu" ameliyatıdır. Bu cerrahi işlem, hastalığın merkezi görme üzerindeki etkisini azaltmaya yönelik yapılır” dedi. Ameliyat sonrası iyileşme sürecinin birkaç hafta sürebileceğini belirten Prof. Dr. Yılmaz, “Hastaların düzenli göz kontrollerine gitmesi önemlidir. Bu süreçte göz damlaları ve doktorun önerdiği ilaçlar mutlaka kullanılmalıdır.
Önleyici Önlemler
Sarı nokta hastalığından korunmak adına neler yapılabileceğinden bahseden Prof. Dr. Safiye Yılmaz, “Göz sağlığına faydalı besinler (yeşil yapraklı sebzeler, omega-3 içeren balıklar) tüketilmelidir. Güneş ışığından korunmak için UV filtreli gözlükler kullanılmalıdır. Sigaranın kullanımı ise kısıtlanmalıdır. Ayrıca düzenli olarak göz muayeneleri yaptırılmalıdır. Sarı nokta hastalığı erken teşhis edildiğinde kontrol altına alınabilir. Bu nedenle, belirtiler fark edildiğinde zaman kaybetmeden bir göz doktoruna başvurulması büyük önem taşır” dedi.